16 Eylül 2014 Salı
İlgi Göstermeden İlgi Görmeyi İstemek
Sosyal medyanın gelişmesiyle herkes kendi varlıklarını internette göstermeye başladı. Facebook'a düşündüklerini yazıyor Twitter'da aforizma retweetliyorlar; Instagram'da yedikleri yemeklerin ve gezdikleri yerlerin fotoğraflarını çekiyorlar. Aslında bu kötü değil. Özgürce isteyen istediği gibi hayatındaki güzel anları paylaşabilir. Ancak insanların ilgiye bu kadar aç olmaları düşündürücü.
Tanıdığım bir kızdan bahsetmek istiyorum. Sıkıcı, sıradan bir hayatı yok. İyi bir işi ve iyi zaman geçirdiği iş arkadaşları var. Bisiklete biniyor, turlara katılıyor, club'ta dans edip eğleniyor, yurt dışına çıkıp geziyor. Güzel denebilecek bir yüzü ve fiziği de hesaba katınca imrenilecek bir yaşantısı var denebilir. Ama insan neden yaptığı her şeyin fotoğrafını çekip paylaşır ya da her işe gittiğinde yer bildirimi yapar anlamıyorum. Bir süre sonra kendini beğenmiş, gösteriş budalası biri olduğunu düşünüp kademe kademe takip etmeyi bıraktım. Bu süre içinde ben de değişik şeyler yapmıştım ancak hiç oralı olmadı. Ön yargılı olmak istemiyorum ama başka herhangi birinin paylaştığı herhangi bir şey ile ilgilenmiş midir merak ediyorum. Tüm bu ilgiyi sadece kız olduğu için mi alıyor? Bu adil mi?
Örnekler arttırılabilir. Bir bağlantıya yapılan hiçbir yorumu okumadan, önemsemeden saçmalayanlar, bir videonun altına kendi websitesini koyup reklamını yapanlar, ne kadar zeki olduklarını göstermek için ukalaca ve saygısızca yorum yapanlar... İnternet devasa bir defile gibi. İnsanlar kendi şovlarını yapıp egolarını şişirmekle o kadar meşgul ki kendilerinden başka herkesi unutuyorlar. "Benim söylediklerim daha iyi, benim yaptıklarım daha ilginç, benim hayatım daha güzel. Sizin hayatlarınız bok gibi. Bana bakın bana bakın" diye bağıran, zıplayan çocuklardan farkları yok.
1 Eylül 2014 Pazartesi
Bikini Çekingenliği
Anlamadığım bir durum var. Yabancı kızların tatil resimlerine bakıyorum. Gayet mutlu bir şekilde boydan boya poz veriyorlar. Türk kızların resimlerine bakıyorum genellikle sadece kafadan poz veriyorlar. Kalanı yok. Arkada deniz, kum olmasa tatile gittiklerini anlayamazsınız.
Bu tespitten sonra kafam sorularla dolup taştı. Kendi bedenlerinden, kilolarından utandıkları için mi yoksa görecekleri tepkiden korktukları için mi böyle yapıyorlar? Mesela Facebook arkadaş listelerinde olan akrabalarından mı çekiniyorlar? Normalde bikini giymek çok ayıp da sahilde giyince de mi normal oluyor? O bikinili kızın yanına biri oturduğunda üstünüzü örtüyor mu? Yabancılar neden bu kadar rahatlar? Onlar bunu öngöremiyor mu? Onlar hiç mi rahatsız edilmiyor, tacize uğramıyorlar? Onlarda muhafazakar, dar görüşlü insan hiç yok mu?
Kadınların internete koyup paylaştıklarında sürekli bir oto-sansür yapmaları düşündürücü. Aslına bakacak olursanız çoğunun sansürlü bir hayat yaşadığı söylenebilir. Özellikle Türkiye'dekilerin. Eh, kadın giymesine gülmesine karışırsan olacağı budur.
Bu tespitten sonra kafam sorularla dolup taştı. Kendi bedenlerinden, kilolarından utandıkları için mi yoksa görecekleri tepkiden korktukları için mi böyle yapıyorlar? Mesela Facebook arkadaş listelerinde olan akrabalarından mı çekiniyorlar? Normalde bikini giymek çok ayıp da sahilde giyince de mi normal oluyor? O bikinili kızın yanına biri oturduğunda üstünüzü örtüyor mu? Yabancılar neden bu kadar rahatlar? Onlar bunu öngöremiyor mu? Onlar hiç mi rahatsız edilmiyor, tacize uğramıyorlar? Onlarda muhafazakar, dar görüşlü insan hiç yok mu?
Kadınların internete koyup paylaştıklarında sürekli bir oto-sansür yapmaları düşündürücü. Aslına bakacak olursanız çoğunun sansürlü bir hayat yaşadığı söylenebilir. Özellikle Türkiye'dekilerin. Eh, kadın giymesine gülmesine karışırsan olacağı budur.
21 Temmuz 2014 Pazartesi
Sausagefest nedir?
Nedir adında bir seri başlatma kararı aldım. İnternette, sosyal medyada sıkça kullanılan İngilizce kavramları, meme'leri (miim diye okuyun, cıvımayın) açıklayacak ve örneklerle süsleyeceğim. Bir süredir planladığım bir yazı ile başlayacağım.
Sausagefest nedir? Asıl anlamı sosis festivalidir. Tıpkı mangal, barbekü etkinliği gibi insanlar toplanır sosisler pişirilir, ikram edilir ve afiyetle yenir. Ancak aynı zamanda Amerikan argosunda sosis, penis anlamına gelmektedir.
Sausagefest, resimde görüldüğü üzere, erkeklerin kadınlara oranla ezici bir sayıda bulunduğu toplulukları tanımlamak için kullanılır. Geek erkek ağırlıklı oyuncu kitlesi, üniversite mühendislik fakülteleri, erkeklerle dolu bir parti gibi örnekler verilebilir. Ne kadar iyi ve eğlenceli olursa olsun yeterli kız bulunmaması yüzünden bu tarz ortamlar hep alay konusu olur. Gitmeyen kızlar değil de onları çekemeyen erkekler laf yer, ortada laf atılacak bir durum olmamasına rağmen.
Bu sorunun başlıca sebebi erkeğin çok olduğu ortamlara kadınların gitmek istememeleri ve çekinmeleridir. Biscolata reklamı olmadığı sürece "ne çok erkek var oh yaşadık" diye düşünmez her kadın. Ortamdaki tek kadın tüm ilgiyi üzerine çekeceğini bilir. Haklı olarak aşırı ilgiden dolayı rahatsızlık duyacağını öngörür ve sonuç olarak da bu tür bir ortama katılmaz. Tam tersi bir durumda, örnek olarak harem türü animelerde, kızın çok erkeğin az olduğu durumlarda ise sorun yoktur. Hatta erkek için cennet gibi bir ortamdır. Biraz ikiyüzlüce ama öyle.
Bazı durumlarda bu dengeyi tutturmak oldukça zordur.
Etiketler:
çoğunluk,
erkek,
kadın,
kalabalık,
nedir,
ortam,
parti,
sausagefest,
sayı,
sosis festivali
16 Temmuz 2014 Çarşamba
Trafik Işıkları
Bizim milletin umurunda olmadığı pek çok genel kural ve kavram var. Trafik ışıkları da bunlardan biri. Trafik ışıklarına karşı komik bir yaklaşımımız var.
Sürücülere göre:
Kırmızı: Durmak istemiyorsun ama mecburen dur.
Sarı: Korna çalmaya başla. (Bazı trafik ışıklarında sarı ışık yok ya da yanmıyor.)
Yeşil: Bas gaza hacı.
Dünyanın en kötü şoförleri hangi ülkenin bilmiyorum ama bizim ülke ilk ona girer. Bazı şoförleri arabalarından indirip dövmek istiyorum. Yayalara yeşil ışık yanarken bile geçmeye çalışan var. Saçma ve ayıp.
Yayalara göre:
Yeşil: Karşıdan karşıya geç
Kırmızı: Sen yine de karşıdan karşıya geç. Ama daha hızlı geç. Hatta en iyisi koş!
Bazı yayalar için kırmızı ışığın anlamı yok çünkü yeşil ışığa verdiği aynı tepkiyi buna da veriyor. Defalarca kez buna tanık oldum. Lanet olsun nereye yetişiyorsun da bir dakika sabredip yeşil ışık yanmasını bekleyemiyorsun? Medeni yerlerde insanlar beklerken sen nasıl bu hakkı kendinde görebiliyorsun? Beklemek istemiyorsun. Tek düşündüğün karşıdan karşıya hemen geçmek, arabaların içindeki insanlar umurunda bile değil.
Işık tek başına yetmiyor yazı da yazmak lazım. Kırmızı ışıkta geçmeyin diye. Yazı yazmakta yetmez kanunları uygulamak ve cezası neyse vermek lazım!
Not: Bu arada İngilizce'de kırmızı ışıkta karşıdan karşıya geçmeye jaywalking deniyormuş. Bazı ülkelerde bunun cezası olduğunu da bilmiş olun.
Etiketler:
araba,
eleştiri,
karşıdan karşıya geçmek,
kırmızı,
sarı,
şoför,
trafik ışıkları,
yaya,
yeşil
2 Temmuz 2014 Çarşamba
Şikayet Etmek
Şikayet, kişinin beklentilerinin karşılanmaması durumunda yaşadığı tatminsizlik ve buna bağlı olarak dışa vurduğu tepkidir. Beklentiye ve buna bağlı hayal kırıklığına göre şiddeti değişebilir. Çok emek harcanan, çok istenen şey gerçekleşmediği zaman kişi kendini kaybedebilir.
Duruma doğrudan çözüm getirmese de kişi şikayet etme gereği duyar. En azından içimdeki öfkeyi kusayım da rahatlayayım biraz diye düşünmektedir. Ancak çevresindeki insanlar buna tepki gösterir. Garip bir şekilde şikayet etme olayı karşılaştırmaya, sidik yarışına çevirirler. Biri "Ben neler yaşıyorum da laf etmiyorum, sen ne hakla şikayet ediyorsun?" diye cümleler kurarak şikayet eden kişiyi haksız duruma düşürüp şımarık damgası vurmaya çalışır. Empatiden yoksun, bencil insanlar ondan rahatsız olmuşlardır. Halbuki kişi sadece düşüncelerini paylaşmak, rahatlamak ve biraz olsun anlaşılmak istemiştir. Kişi özellikle aynı şeyden sürekli şikayet ediyorsa ortada bir sorun vardır. Şikayet her zaman şikayet olarak kalmaz, yeterli seviyeye geldiği zaman sonuca götürebilir.
Şikayet etmek çoğu zaman çocukça bir davranış olarak görülmektedir. Çünkü yetişkin insanlar şikayet etmekten bıkmış, bunun işe yaramayacağını öğrenmiş ya da en kötü ihtimalle alışmış ve pes etmişlerdir.
Etiketler:
beklenti,
etmek,
hayal kırıklığı,
insan,
sorun,
şikayet,
tatminsizlik,
tepki
24 Haziran 2014 Salı
10 Adımda Nasıl Yalnız Kalırsınız?
1 - Her zaman dürüst olun. Asla yalan söylemeyin.
2 - Kimseye borç para vermeyin.
3 - İnsanlara duymak istediklerini değil, söylemek istediklerinizi söyleyin.
4 - Bulunduğunuz topluluğa aykırı yaşayın. Asi olun.
5 - Meşgul olmalarına rağmen insanlarla vakit geçirmekte her zaman ısrarcı olun.
6 - Herkese değer verin ve hak ettiğiniz değeri görmediğinizde insanları sorgulayın.
7 - Duygularınızı gizlemeyin. Doğal olun.
8 - İnsanlara kötü günlerinizi ve sorunlarınızı anlatın.
9 - Uyum sağlamayın. Bırakın onlar size ayak uydursun.
10 - Kendiniz olun, başkası değil.
Tebrikler! Artık sizde yalnız bir bireysiniz. Yalnızlığınızın tadını çıkarabilirsiniz.
8 Haziran 2014 Pazar
Çay ve Bira
Gastronomi, içecek kültürü olayına girmeden sana insanların ne yaptığını anlatacağım. Dinle beni. Çoğu insan kafeye gidince çay, bara gidince de bira içiyor sadece. Bu kadar. Başka bir şeyler içtiklerini görmen biraz zor.
Kafeye gidince bir çay alıp oturuyorlar. Ya oturdukları süre boyunca tek çay içiyor ya da kalkana kadar araya bir çay daha sıkıştırıyorlar. Üstelik Çin çayı, meyve çayı da değil bildiğimiz demleme çay içiyorlar. Sadece kendileri içse yine iyi, bir araya gelip bir kafeye gittiğinde ortama uyum sağlamak adına sen de o sıcak çayı içmek zorunda kalıyorsun. Yazın bile oturup çay söylüyorlar üstüne bir de harareti alıyor uydurmasına ciddi ciddi inanıyorlar. Sıcak bir şey yaz günü nasıl hararet alır lan?
Hadi kafeyi geç. Gençsin için kaynıyor diyelim. Arkadaşlarla bara gidiyorsun ya da barda bir gruba katılıyorsun. Hepsi bira içiyor. Bu sorun değil çok normal. Ama biraz daha yanlarında kalırsan bir şey dikkatini çekecek. Bu insanlar sadece ve biraz yerli bira içiyorlar. Alakasız bir kokteyl ya da bir bardak viski söyle ortamda havan falan olmaz. Anında uyumsuz, garip adam olursun. Başka marka bira söylersen de kız birası mı içiyon, Efes varken bunu mu içiyorsun diye laf edeceklerdir. Sadece bu da değil, fazla içmemelisin. Onlar gibi bir tane içip kalkacak ya da kalkana kadar tek birayla idare edeceksin. Onlara göre amaç sarhoş olmak değil çünkü. Yanlış yerdesin dostum.
Şimdi bana laf edeceksin, ulan milletin parası mı var herkes sen mi diye. Durum böyle değil. Ben ne insanlar gördüm ellerinde son model telefon olanlardan sigara almak için elinden geleni yapana kadar. Bunun adı parasızlık değil. Cimriler ve yenilik sevmiyorlar. Başka insanların zevklerine de saygı duymuyorlar.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)







